Var
Var bir hinlik değil mi havada
Var bir anlaşma martılar arasında
Var bir yalnızlık şu denizde
Boş bir şişe yüzmekte
Sakin, usul usul
İçinde bir kağıt
Umutlarını bırakmış biri o denize
Kim bilir ne dilemişti?
Var bir düşmanlık değil mi
İnsanlar arasında.
Biz bizeyiz aslında şurada.
Hepimiz yaşıyoruz, uyum sağlıyoruz
Kendimizi unutuyoruz, başkalarını hatırlıyoruz
Kimi zaman birbirimize ne kadar da zarar veriyoruz
Kimi zaman da nasıl biliyoruz birbirimizi sevmeyi
Büyüyoruz.
Kim bilir hangi rüyanın aldattığı bir gerçeklik
Kim bilir kaçıncı kabusuna uyandı insan geceyarısı
Kim bilir kaçıncı ev bu değiştirdiği
Sabit kalamıyoruz.
“Seni seviyorum” diyemiyoruz
O kadar ifadesiziz o kadar korkağız ki
Duygularımızdan
Hayatın getireceklerinden
Güvensizliğimizden
Korkuyoruz.
Ama her gün tekrar uyanıyoruz
Dişlerimizi fırçalıyor, yatağımızı düzeltiyoruz belki
Karnımızı doyuruyor işe koyuluyoruz
Vazgeçmiyoruz sıradanlığımızdan
Öyle bağlıyız öyle seviyoruz ki yaşamayı
Çayımızın tadını her sabah farklı almayı
İnsanların yüzüne bakıp onlara gülümsemeyi
Yağmurun yollarda bıraktığı ıslaklık bizim için
Güneşin kavurduğu çöller
Denizdeki balıklar
Yıldız tozları
Tüm bu kara madde
Bizim için.
O zaman niye bu savaş, bu mücadele?
Ne bu nefret?
Ne bu öfke, ihtiras?
Ne zaman barışacağız kendimizle, birbirimizle?
Sanırım Adnan Yücel’in dediği gibi
“Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek”
Olmayacak.
ayışığıçiçeği
Yorumlar
Yorum Gönder