Eyüp Sultan'da Bir Sabah
Pierre Loti’nin Aşkı
Eyüp Sultan’da bir sabah
Ölüm dediler:
Arılar çiçeklerden öz toplamaktan vazgeçtiler, bal anlamını yitirdi.
Yeryüzündeki en tatlı şeydi oysa ki...
Haliç’te bir sabahtı o ve
Yaşam dediler:
Güneş en derin çukurlara bile ulaşma çabasına girişti, ışık için bile bu denli heyecan vericiydi yaşamak.
Karanlık kendini reddedecek cesareti bulamamıştı o zamana kadar malum...
Haliç'in umutsuz kıyılarıydı günü selamlayan,
Aşk da Haliç’e doğuyordu.
Sevgililer kelimelere çoktan küsmüşlerdi bile,
Haliç’ten sükûnet seferine çıkan hiçbir aşık geri dönmedi şimdiye kadar.
Gözler her saniye enkaz altında kalıyorsa lafa söze ne gerek var?
Bu şiirin bedelini bana yağmurlarla ödetecek bir Haliç var
Tüm ısrarcı maviliğiyle birbirinden ayırdığı iki yüce kıta var
Gemiler geçerse üstünden çok misafirperverdir,
Lakin ben gelirim aniden buharlaşıverir, mavi kazağını bile kıskanır çünkü Haliç.
Feshane'den yükselen çocuk çığlıkları:
-çaresizlikten değil bu sefer-
Daha önce bu kadar yüksekten izlememişti Haliç’i çocuklar, sonra kahkahaları..
Hayır, kahkahaları da izlememişti.
Lunapark işte: Anıların siluetleri yıllar geçtikçe silinecek.
Pierre Loti o sabah uzun bir bekleyişin sonundaydı,
Teleferiklerini zar zor hareket ettiriyordu, yorgundu.
Haliç’e bakan gözleri kırgın ve susuzdu.
Biricik sevgilisi Haliç onu ulaşılmaz bir yüksekliğe terk etmişti.
Haliç’ten gelen rüzgâr öyle serin ve yumuşak esiyordu ki Pierre Loti’nin üzerine,
Çay bardakları bile bu eda karşısında heyecandan titriyordu.
Eyüp Sultan bir dua gibi salınıyor İstanbul’un üzerine,
Haliç’in dalgalı saçları aklını başından alıyor Loti’nin.
Ne desek lafügüzaf...
Haliç mühürlemiş bir kere kalbini, Ay ışığından yaptığı balmumuyla.
Eyüp Sultan’da yeni bir sabahı beklemeli bu kutsal tepe,
Beklemeli ki mührü çözecek gün ışığı doğsun gelsin Haliç üstüne.
Sinem Kayur
Yorumlar
Yorum Gönder